SERAY GÖZLER

Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro bölümünden mezun olmuştur. Süper Baba’da oynadığı Şule ,Yabancı Damat’ta oynadığı Hayriye ve Zoraki Kocadaki Sevim Abla rolleriyle tanınır.Sanatçı 2002 yılında Kaktüs Çiçeğindeki rolü ile Afife Jale en iyi komedi kadın sanatçısı tiyatro ödülünü kazanmıştır.
Başkent İletişim Bilimleri Akademisi’nde, Diksiyon, Spikerlik ve Sunuculuk, Seslendirme ve Oyunculuk eğitimleri vermektedir.
İstanbul Devlet Tiyatrosu oyuncusu olan sanatçı, çeşitli sinema ve dizi filmlerde rol almaktadır. Devlet tiyatrosu sanatçısı Saydam Yeniay ile evlidir.

ALİ İPİN

1981’de Devlet Tiyatrosu’ndan ayrılarak İsviçre’nin Cenevre şehrindeki Conservatoire de Genéve’nin drama bölümüne misafir öğrenci olarak eğitim kariyerini sürdürdü.
1982 yılında Türkiye’ye dönerek tekrar Devlet Tiyatrosu’na giren Ali İpin, 1985 yılında altı ay süre ile Cenevre’ye gönderildi. Bu süre içinde La Cour des Miracles tiyatrosunda reji asistanlığı yapan sanatçı Devlet Tiyatrosu bünyesinde kırkın üzerinde oyunda rol alıp, 6 oyunda da yardımcı yönetmen olarak görev aldı. Başkent İletişim Bilimleri Akademisi’nde, Diksiyon, Spikerlik ve Sunuculuk, Seslendirme ve Oyunculuk eğitimleri vermektedir.

CİHAN ÜNAL

1960-1964 Ortaokul ve Lise Döneminde, Ankara Radyosu Çocuk Kulübünde, Ankara Radyosu Eğitim Programlarında, Ankara Radyosu “Radyo Tiyatrosu” programlarında ve Ankara Radyosu “Arkası Yarın” programlarında çalıştı.
Nüzhet Şenbay, Nurettin Sevin, Suat Taşer, Haldun Marlalı ve Mahir Canova’dan eğitim aldı. Ayrıca Suat Taşer’in yönettiği “Öteye Doğru” adlı oyunda başrolde oynadı. 1963-1964 yılları arasında Ankara Devlet Tiyatrosu oyunlarında küçük rollerde görev aldı. 1964 yılında Ankara Devlet Konservatuvarına girdi.
1969’da Konsevatuvarın Tiyatro Bölümü yüksek kısmından mezun oldu ve aynı yıl Ankara Devlet Tiyatrosu’nda oyuncu olarak göreve başladı. İlk defa 1971 yılında “Damdaki Kemancı” filminde oynadı. İkinci defa oynadığı sinema filmi ilk Türk korku klasiklerinden olan “Şeytan” oldu. 1971-1973 yılları arasında Ankara Devlet Konservatuarı oyunculuk bölümünde Cüneyt Gökçer’in asistanlığını yaptı. 1973 – 1982 yıllarında yine aynı okulda öğretim görevlisi olarak diksiyon, mimik, rol ve sahne derslerine girdi.
1982 yılında British Council bursu ve Ankara Devlet Tiyatroları bilgi- görgü hakkı ile Londra’ya gitti. Burada * Dil Eğitimi yanında Royal National Theatre ve Royal Shakespeare Company’de çeşitli provalara katılarak eğitimini devam ettirdi. Yine Londra’da iki ay RADA (Royal Academy of Dramatic Art) da eğitmenlerle birlikte çalışarak misafir hocalık yaptı. 1983 yılına kadar Ankara Devlet Tiyatrosu’nda çalıştı. 1987 – 2000 yılları arasında Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümünde rol, diksiyon, mimik ve sahne derslerine girerek, öğretim görevliliği hizmetine devam etti.
1992 British Council ve Royal Shakespeare Company’nin davetlisi olarak Stratford’da ses ve nefes seminerlerine katıldı. 1997’de özel bir diksiyon ve spikerlik kursunda öğretmenlik yaptı. 1999 yılında Yeditepe Üniversitesi’nde oyunculuk ve diksiyon derslerine girdi. 2000 yılında Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda diksiyon, mimik, rol ve sahne dersleri verdi. 2001’de aynı yerde Tiyatro Anasanat Dalı Başkanı oldu.
Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Hepşen Akar’ın kardeşi olan Cihan Ünal, ilk evliliğini manken Sabiha Tarhan ile yaptı. Bu evlilikten Irmak adında bir kızı oldu. İkinci evliliğini ise Mine filminin setinde tanışıp aşık olduğu Türkan Şoray ile yaptı. Bu evlilikten Yağmur adında bir kızı daha oldu. Halen Tiyatro İstanbul bünyesinde oyunculuk çalışmaları ve Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Anasanat Dalı Başkanlığı ile Öğretim Görevliliğini devam ettirmektedir. Sanatçı, İngiltere’deki Centre for Performance Research (Giving Voice) ve TODER (Tiyatro Oyuncuları Derneği) üyesidir. Ayrıca, Başkent İletişim Bilimleri Akademisi’nde, Diksiyon, Spikerlik ve Sunuculuk, Seslendirme ve Oyunculuk eğitimleri vermektedir.

HAKAN ÇİMENSER

Hakan Çimenser
1990 yılında, Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro bölümünden mezun oldu.
Mezun olduğu yıl Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nda sanatçı olarak göreve başladı.
1994-96 yılları arasında Devlet Tiyatrolarında Diyarbakır Müdürlüğü yaptı.
1996 yılında Ankara Devlet Tiyatrosu’na atandı.
1997-2003 yılları arasında Hacettepe Devlet Konservatuvarı’nda öğretim görevlisi olarak çalıştı.
2008 yılında İstanbul Devlet Tiyatroları’na atandı.
2010 yılında Afife Tiyatro Ödülleri, “İmparatorluk Kuranlar” oyunuyla “Yılın En Başarılı Yönetmeni” ödülünü aldı.
Halen İstanbul Devlet Tiyatroları’nda rejisör olarak görevini sürdürmektedir.
Ayrıca, Başkent İletişim Bilimleri Akademisi’nde Diksiyon ve Oyunculuk alanlarında eğitim vermektedir.

Yönettiği oyunlar

Beğendiğiniz Gibi : William Shakespeare – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 2010
İmparotorluk Kuranlar : Boris Vian – İstanbul Devlet Tiyatrosu – 2009
Çok Orjinal Bir Oyun : Savaş Dinçel – Bursa Devlet Tiyatrosu – 2008
Bay Kolpert : David Gieselmann – Antalya Devlet Tiyatrosu – 2008
Martı (oyun) : Anton Pavloviç Çehov – Sivas Devlet Tiyatrosu – 2007
Aldatma : Harold Pinter – Eskişehir Şehir Tiyatrosu – 2007
Şahane Düğün : Robin Hawdon – Ankara Devlet Tiyatrosu – 2007
Deli Dumrul : Güngör Dilmen – Adana Devlet Tiyatrosu – 2006
Köpek Kadın Erkek : Sibylle Berg – Ankara Devlet Tiyatrosu – 2006
Uçurtmanın Kuyruğu : Savaş Dinçel – Ankara Devlet Tiyatrosu – 2005
Kaçık : Tom Topor – Akara Devlet Tiyatrosu – 2005
Çıkmaz Sokak Çocukları : Lyle Kessler – Diyarbakır Devlet Tiyatroları – 2004
Ölüm ve Kız : Ariel Dorfman – Akara Devlet Tiyatrosu – 2001
Sevgili Yalan : Jurgen Cross : Ankara Devlet Tiyatrosu – 1997
Seferi Ramaz Beyin Nafile Dünyası : Oktay Arayıcı – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1996
Pazartesi Perşembe : Musahipzade Celal – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1995
Sevgili Yalan : Eduardo de Filippo – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1994

Rol aldığı oyunlar

Komşu Köyün Delisi : Ütün Dökmen – Ankara Devlet Tiyatrosu – 2001
3. Richard : William Shakespeare – Ankara Devlet Tiyatrosu – 2000
Serseri Gönül : Eugene O’neil – Ankara Devlet Tiyatrosu – 2000
Olagan Cinayetler : Jules Feiffer – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1998
Benimkinin Adı Regine: Pierre Ray – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1996
Kanlı Düğün : Federico Garcia Lorca – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1996
Korku : Orhan Asena – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1994
Macbeth : William Shakespeare – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1993
Görüşme Kutlama Çağrı : Václav Have – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1992
Fareler ve İnsanlar : John Steinbeck – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1992
Sarıpınar 1914 : Turgut Özakman – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1991
Yunus Emre(oyun) : Recep Bilginer – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1989
Kurban : Güngör Dilmen – Diyarbakır Devlet Tiyatrosu – 1989

Rol Aldığı Sinema Filmleri:
Aşk Tesadüfleri Sever
HAYAT BOYU (LİFE LONG) (2013 Berlin Film Festivali Panaroma Bölümüne seçildi.)

ÖDÜLLÜ OYUN KIBRIS’TA

İlk kez Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen ve 18 Kasım 2010 tarihinde  Akün Sahnesi’nde sahne ışıklarına çıkan Nazım Hikmet’in “Memleketimden İnsan Manzaraları”ndan 11 Tablo’su 17, 18 Şubat 2012 tarihlerinde Girne Belediyesi Kültür Merkezi’nde saat 20:00’de temsil edilecek.
Nazım Hikmet’in yazdığı Nihat Asyalı’nın düzenlediği oyunu yöneten ve yorumlayan Rüştü Asyalı. Dekor – giysi tasarımı Hakan Dündar’a, ışık tasarımı Ersen Tunççekiç’e, müzik – bestesi Cem İdiz’e ait olan gösteride; Rüştü Asyalı rol alırken piyanoda Cem İdiz eşlik ediyor. Yönetmen yardımcısı Berin Ötenel.
İlk temsilinden bugüne başarıyla temsil edilen ve kapalı gişe oynayan Nazım Hikmet’in “Memleketimden İnsan Manzaraları”ndan 11 Tablo gösterisi; Sanat Kurumu 2010 – 2011 Tiyatro Ödüllerinden Seçici Kurul Özel Ödülü’ne; Cem İdiz aynı gösterideki çalışması ile En İyi Müzik Ödülü’ne değer görüldü.

İlk kez Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen ve 18 Kasım 2010 tarihinde  Akün Sahnesi’nde sahne ışıklarına çıkan Nazım Hikmet’in “Memleketimden İnsan Manzaraları”ndan 11 Tablo’su 17, 18 Şubat 2012 tarihlerinde Girne Belediyesi Kültür Merkezi’nde saat 20:00’de temsil edilecek.

Nazım Hikmet’in yazdığı Nihat Asyalı’nın düzenlediği oyunu yöneten ve yorumlayan Rüştü Asyalı. Dekor – giysi tasarımı Hakan Dündar’a, ışık tasarımı Ersen Tunççekiç’e, müzik – bestesi Cem İdiz’e ait olan gösteride; Rüştü Asyalı rol alırken piyanoda Cem İdiz eşlik ediyor. Yönetmen yardımcısı Berin Ötenel.

İlk temsilinden bugüne başarıyla temsil edilen ve kapalı gişe oynayan Nazım Hikmet’in “Memleketimden İnsan Manzaraları”ndan 11 Tablo gösterisi; Sanat Kurumu 2010 – 2011 Tiyatro Ödüllerinden Seçici Kurul Özel Ödülü’ne; Cem İdiz aynı gösterideki çalışması ile En İyi Müzik Ödülü’ne değer görüldü.

BÜYÜK USTA’YA ELVEDA

Cumhuriyet tarihimizin yetiştirdiği en başarılı Devlet Tiyatro Sanatçılarından biri olan, sanat hayatında 65 ödüle layık görülmüş, yaşam amacı ülkemizin gelişmesi ve gençlerin iyi eğitim alması olan ve mal varlığını Türk Eğitim Vakfı’na bağışlayan Macide Tanır, Ses Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen anma töreni ile son yolculuğuna uğurlandı.

Sahnede, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Lemi Bilgin, Ferhan Şensoy, Gazeteci-Yazar Mete Akyol, Nedim Saban ve çalışma arkadaşlarının konuşmalarının ardından naaş, ikindi namazı için Teşvikiye Camisi’ne taşındı ve Emirgan Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Macide Tanır kimdir?

Cüneyt Gökçer

Gökçer, konservatuvara girme heyecanı içindeyken, ailesi onun bu hevesini engellemek ister. Fakat o her şeye rağmen tiyatro yapmaya çalışır. Ankara Halkevi Temsil Koluna üye olur. Temsil kolu başkanı Ercüment Behzat Lav’dır. Düzgün fiziği ve ses tonuyla Ercüment Bey’in ilgisini çeker. Kısa sürede varlık göstererek, 1936 yılında bir Türk yazarının piyesinde ilk başrolünü oynar.

Konservatuvar sınavına rahatsızlığı nedeniyle giremeyince, bir hafta sonra hazırladığı iki parça ile sınava tekrar katılmış ve kazanmıştır. Gökçer’in konservatuvarda ikinci yılında, Avrupa’da II. Dünya Savaşı iyice yoğunlaşır. Almanya’da Hitler’in sanatı Nazi ideolojisi doğrultusunda güdümleyen baskı rejimi birçok öncü ve aydın sanatçının ülkeyi terk etmesine neden olur. Ülkeden ayrılanlar arasında Carl Ebert’de vardır. Ebert tekrar Türkiye’ye gelir ve konservatuvardaki derslere başlar. İlk sahne dersinde öğrencilerden, bir sonraki ders için iki parça hazırlamalarını ister. Cüneyt Gökçer bu ders için, Suç ve Ceza’dan Raskolnikof, Romeo ve Juliet’den Paris’i hazırlar. Carl Ebert, Cüneyt Gökçer’in sunduğu bu rolleri çok beğenir ve Gökçer sınıfın en gözde öğrencisi olur. 1942 yılında Devlet Konservatuvarı Tiyatro Yüksek Bölümü`nden mezun olur.

Muhsin Ertuğrul, Devlet Tiyatrosu ve Operası genel müdürlüğüne atanır. 1 Ekim 1949’da Büyük Tiyatro, Ahmet Kutsi Tecer’in Köroğlu Destanı ile resmen açılır. Gökçer’in bu oyundaki rolü Köroğlu’dur. Aynı sezonda, daha önce tatbikat sahnesinde Onikinci Gece’yi sahneye koyan Renato Mordo’nun yönettiği Faust’ta Mephisto’yu oynar.

Yönetmen ve oyuncu olarak sanatında olgunlaşması 1954 ile 1958 yılları arasında Muhsin Ertuğrul’un ikinci Devlet Tiyatrosu müdürlüğüne rastlar. Muhsin Ertuğrul’un Devlet Tiyatrosu müdürlüğünden istifası üzerine, yerine Cevat Memduh Altar getirilir. Altar zamanında Gökçer, bilgi ve deneyim için Avrupa’ya gönderilir. Almanya, Avusturya, İngiltere ve Fransa’nın ‘Oldwich’, ‘Commedia Française’, ‘Thalia Theater’ gibi önemli sanat merkezlerinde yönetmen yardımcısı olarak çalışır. Ünlü yönetmenlerin ve sanatçıların provalarını izleme olanağını bulur.

25 Ağustos 1958’de Muhsin Ertuğrul’dan yaş haddi nedeniyle boşalan Devlet Tiyatrosu müdürlüğüne atandığında 38 yaşındadır. Bu görevi bir yıl arayla 1983’e kadar 23 yıl boyunca sürdürmüştür. Gökçer yöneticiliği süresince repertuar politikasının belirlenmesi ve uygulanmasında önemli bir aşama olarak, Batı Tiyatrosunun başyapıtlarının yanı sıra daha fazla Türk tiyatro eserine yer verilmesini gerekliliğini savunur. Bu amaçla yerli oyun yazarlarını teşvik eder. Refik Erduran, Cahit Atay, Güngör Dilmen Kalyoncu, Yıldırım Keskin, Recep Bilginer, Necati Cumalı, Aziz Nesin, Oktay Arayıcı, Yaşar Kemal, Turan Oflazoğlu, Orhan Asena gibi oyun yazarlarının eserleri Gökçer döneminde seyirciyle buluşur.

Muhsin Ertuğrul döneminde çalışmaları başlatılan, tiyatronun yaygınlaşması politikası sürdürülür. Ankara merkeze bağlı olarak turnelerle varlığını sürdüren İstanbul, Adana, İzmir ve Bursa Devlet Tiyatrolarında yerleşik kadrolara geçilir. Gökçer’in yönetici olarak en büyük başarısı, 23 yıl boyunca Devlet Tiyatrolarını ve sanat politikasını, Türkiye’de sürekli değişimlerle devinen, çok önemli kriz dönemleri yaşayan siyaset dünyasının dışında tutması olmuştur.

Gökçer’in Devlet Tiyatrosu genel müdürlüğüne atandığı o yıllarda opera ve bale Devlet Tiyatrosu’na bağlıdır. 1959 yılında Opera-Bale Devlet Tiyatrosu’ndan ayrılsa da, 1960 yılında tekrar birleşir ve bu durum 1966 yılına kadar devam eder. Gökçer tiyatronun yanı sıra opera ve bale sanatlarının gelişmesi için de önemli çalışmalar yapar. Müzik konusunda İtalyan, koreografi konusunda ise İngiliz hocalardan, özellikle ‘Dame Ninetto de Valois’`den yararlanarak bu bölümlerde yeni gelişme imkânları sağlar.

1963 yılında Devlet Tiyatroları’nda ilk müzikalin sahnelenmesini sağlar. Ünlü Amerikalı konuk yönetmen Todd Bolender, Oliver D. Kingsley’in “Kiss Me Kate” adlı müzikal komedisini sahneye koyar. Bu müzikalde “Fred Graham” rolünü Gökçer oynar.

1962-1963 sezonunda başka bir konuk yönetmen Fransız Jean Mercure, Moliere’in Don Juan’ını sahneye koyar. Gökçer Don Juan’ı oynar. 1967 sezonunda ise başka bir konuk yönetmen İtalyan Maurizio Scapporo, Pirandello’nun IV. Henry adlı oyununu sahneler. 1955 – 1956’dan sonra ikinci kez Henry rolünü yorumlayan Gökçer, Scapporo’non rejisinde unutulmaz rollerinden birini ortaya koyar ve oyun 3 sezon boyunca sergilenir. Yugoslavya’nın çeşitli şehirlerine turneler yapar. Pirandello’nun yüzüncü doğum yılı için Venedik’e davet edilir. IV.Henry’nin Türk, Yugoslav ve İtalyan basınında reji ve oyunculuktaki başarısından övgüyle sözedilir.

1983 yılında 23 yıldır sürdürdüğü Devlet Tiyatrosu genel müdürlüğünden ayrılır. Bu konuyla ilgili şu açıklamayı yapar: “İdarecilik ayrı bir görevdir, gelir geçer. Ben her şeyden önce sanatkârım, rejisörüm, aktörüm. Sanatıma devam edeceğim.”

1985 yılında aldığı profesörlük unvanı ile Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü başkanlığı ve öğretim üyeliği görevine devam eder. Prof. Dr. Cüneyt Gökçer, 1998 – 1999 öğretim yılında kuruluş çalışmalarını yürüttüğü Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Tiyatro Bölümünde eğitime başlar ve Tiyatro Bölümü başkanlığına getirilir.

Cüneyt Gökçer 23 Aralık 2009 tarihinde Ankara da tedavi gördüğü hastanede solunum yetmezliği nedeniyle 89 yaşında ölmüştür.

wikipedia

CÜNEYT GÖKÇER’İ KAYBETTİK.

1920 yılında, Malatya’da doğan Cüneyt Gökçer, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Ankara Devlet Konservatuarı Müdürlüğü, Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü Başkanlığı gibi görevlerde bulundu. Gökçer, yaklaşık 20 operanın rejisini yapmıştır. 1959 ile 1997 yılları arasında, Richard Strauss’un Salome`sinden başlayarak Çetin Işıközlü’nün Dudaktan Kalbe adlı operasına kadar yönettiği operalarla bu alanda başarılar kazanmıştır. Ünlü sanatçı Ayten Gökçer’in eşi olan Gökçer, yurtiçinde aldığı sayısız ödülün yanısıra 1981 yılında Devlet Sanatçısı unvanını da almıştır. Yurtdışında ise, 1963’de Yunanistan Krallığı’nın l. Georges nişanının ‘Oficcier’ rütbesiyle, 1970’te İtalya Cumhurbaşkanlığı tarafında Commandatore nişanıyla ve daha sonra Polonya Kültür Nişanı ile ödüllendirildi. Cüneyt Gökçer 23 Aralık 2009 tarihinde Ankara da tedavi gördüğü hastanede solunum yetmezliği nedeniyle hayata veda etti.

“Tiyatro birlikte yaratılan, her gece yeniden bir araya gelerek var edilen bir sanat olayıdır.

Ne Yazarı, ne rejisörü, ne oyuncusu, ne de seyircileri tek başlarına onu var edemezler.

İster bir çatı altında, ya da çatısız bir anfide, hatta bir parkta, bir bahçede o hep birlikte yaratılır. İşte bu birleşme ve paylaşma başka hiçbir sanatta yoktur.

Tiyatro çağlar boyunca insanlara aynı anda nefes tutturan, aynı anda soluk verdiren, aynı anda güldüren, ağlatan, aynı anda düşündüren bir güçle, mucizeyle var olmuştur.

O saat gelince, aynı heyecanı paylaşmak için yüzlerce insan sözleşmişçesine tiyatroda buluşmak için evlerinden çıkarlar. sahnenin gerisinde onları bekleyen, nefeslerini tutmuş ışıkçılar, dekorcular, oyuncular vardır. Salon ışıklar alınır. Açılan yalnızca bir perde değildir. O yeni dünyanın duvarı, sihirli bir aynanın buğusu, ya da yeni bir ufkun sisidir. İşte bu anda her şey birlikte var olmuştur.Bu var oluştan mutlu bir doyum doğar. Sanatçı seyircisine duygu, heyecan, düşünce verir. Seyirci bunları algıladığını sanatçısına hissettirir. İşte Köprü kurulmuştur. şimdi nabızlar tek bir kalbe bağlanmıştır. Nefes aynı nefestir.

İyiyle kötünün, doğruyla yanlışın, güzelle çirkin, sevgiyle nefretin, cömertlikle cimriliğin, aşkla kinin, özveriyle bencilliğin,dostlukla düşmanlığın ve daha sayamayacak kadar çok düşünce ve duygunun anlatıldığı tiyatro, hayatın bir provası değil midir?

Burada gerçek hayatla kaynaşan tiyatronun gerçeği ortaya çıkar.

İşte bunun için bize ayna olan, bize yeni bir dünya, yeni bir ufuk açan, bizi, insana yakışan yüce duygu ve düşüncelerde birleştiren tiyatro, toplumsal bir mucizedir.

İşte bunun için birleşmeye en çok muhtaç olduğumuz bu dönemde tiyatronun işlevi daha da büyük bir anlam kazanır.”

Cüneyt GÖKÇER

Devlet Sanatçısı

27 MART 1982

Cüneyt Gökçer kimdir?